MINDFULNESS DEVAM/ HRV VE NÖROPLASTISITE / SARAH LAZAR ARAŞTIRMALARI
Kalp ritmi değişkenliği diye ölçülebilen bir unsur var ve buna HRV deniyor. HRV, sempatik ve parasempatik sinir sistemleri arasındaki dengeyi ölçemeye yarıyor. Her nefes aldığımızda sempatik sinir sistemi uyarılır kalp ritmimiz hızlanır. Her nefes verdiğimizde de parasempatik sinir sistemi uyarılır ve kalp ritmimiz yavaşlar. Yani her nefesinle kalp ritmin değişir. Sağlıklı bir insanda nefes alış ve verişler düzenli ritmik değişikler yaratır. İyi kalp ritminin olması sağlıklı ve iyi halde olmanın genel ölçeğidir. Yani sağlığımıza baktığımızda bir dr a gittiğimizde ilk baktığı şeylerden birisi budur kalbinin ritmi. Bunların arasındaki değişkenlik azalır ve nefes alıp verişlerde kalp aynı atmaya başlarsa sağlıksız olduğumuza dair bir gösterge oluyormuş. Sporcularda da o gün kalp ritmi iyi olanların daha iyi performans göstereceği tahmin ediliyormuş. HRV düşük çıkarsa da o gün moralinin iyi olmadığı ve herhangi bir sağlık sıkıntısının belirtisi kabul ediliyormuş. Kalp ve ritmleri sağlık için büyük gösterge kısacası. Mindfulness ile meditasyon nefes farkındalığı meditasyonu yapmak kalp ritmi değişkenliğini etkiliyor.
Sinir sistemimiz dengeli olduğunda daha kontrollü tepkilerimiz olur. Duygu kontrolü, istek kontrolü (bağımlılıklar) daha iyi oluyor. Zayıf otonom sistemi olanlarda kolayca hem fiziksel hem de zihinsel olarak dengeden çıkarlar. Düşünceler ve hisler üzerinde negatif etki sağladığı gibi bedenin strese tepkisini de negatif etkiliyor. Nefes ve kalp ritminin uyumsuz olması insanları hastalıklara açık ve yatkın kılar. Kalp hastalığı, kanser, zihinsel problemler ve depresyon ortaya çıkabilir. Bunlar bilimsel olarak kanıtlanmış şeylerdir. Sen meditasyona oturduğun an HRV olumlu yönden etkilemeye başlıyor. Sarah Lazar bir nörobilimci ve bir gün koşarken sakatlanıyor. Doktoru onu yogaya yönlendiriyor. Süreç içerisinde yoga ve meditasyonun olumlu katkılarını bir bilim insanı olarak merak ediyor. Bir yoga pozu yapmak veya oturup nefesini gözlemlemek bu tarz etkileri gösterebilir diye soruyor ve araştırmaya başlıyor? Ne zamanki bir davranış tekrar ve tekrar yapılmaya başlanıyor bu beyinde bir takım farklar yaratıyor ve buna da nöroplastisite deniyor. Demek ki beyin plastik yani değişebilir ve bu da nöronların farklı bir şekilde bir biriyle bağlantıya geçtiğini gösteriyor. Pek çok araştırma var ve bunları MRI ile tespit edebiliyoruz. Hiç meditasyon yapmamış bir grup insan alıyorlar. Normal insanları alıyorlar hiç meditasyon yapmamış ve Jon Kapatsin ekolünde mindfulness uygulamalı meditasyonu yaptırıyorlar 40 dakika her gün ve 8 hafta boyunca MRI sonuçlarında bir değişim olduğu görülüyor beyinde.
Sonuçlar şu şekilde:
- Beynin ön kısmında bulunan hafıza ve yönetimsel karar verme kısımlarında artış ,
- beynin kortikal yapısında yaşa bağlı azalmayı yavaşlatma ve hatta önleme (50 yaşındaki meditasyon pratiği yapan kişilerin korteksleri 25 yaşındakilerle aynı boyutlarda)
- Öğrenmede, hafızada ve duygu kontrolünde artış ,
- Depresyona girme riskinde azalma, Perspektif oluşturma, empati kurma ve şefkat gösterebilme yetilerinde artış , (sağ kulağın üstündeki beyindeki bir bölüm etkileniyor )
- Beynin kaç-savaş kısmından sorumlu amigdala bölümündeki gri alanda azalma (stresin azaltılması)(Amigdala beyindeki alarm tehlike sezinlediği an yanmaya başlıyor. Sürekli tehlikede hissederse büyüyor ve sürekli alarm veriyor.
Kısacası bir şekilde kendimiz üzerinde gelişim çalışmaları ve meditasyonu hayatımıza almak en büyük katkı olacak bize. Değişebiliriz kendimizden ve yaşadığımız hayattan memnun değilsek. Dilerim bütüne katkı olur. Sevgiler. Gamze.

